Varlık Yayınevi
     
 
  Blog
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Kullanıcı Girişi  (Üye Ol - Şifremi Unuttum)
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği (son 12 yıl)
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir
Dergi Satış Noktalarımız

NİSAN 2017

Çizgiyorum – G. Öykü Doğan Sayfa:2
Orwell’in “1984”ünden 2017’ye: Değişen Zaman Algısı – Merve Kurt Sayfa:4
Geçmişi denetim altında tutan, geleceği de denetim altında tutar ya, zamanı şekillendirebilir, zaman üzerinde hâkimiyet kurar… Bu Mart ayında Türkiye coğrafyasında saatler ileri alınmadı, çünkü altı ay önce geri alınmamıştı. Bir süredir aydınlık bir sabaha uyanamayınca, bu dosya için, zaman algısı üzerinde nasıl tahakküm kurulduğuna ve bunun günlük hayatımızdaki etkilerine farklı örnekler hazırlamak istedik.
Bazı Zamanlar Üzerinde Egemenlik – Can Kurban Sayfa:6
“Bazı Zamanlar Üzerinde Egemenlik” metniyle Can Kurban, endüstriyel çağa geçiş sırasında zaman algısında yaşanan değişimi, kavramsal algılanan bir olgunun nesnel bir tekliğe dönüşümünü özetliyor. Kurban, iş disiplini ve zaman verimliliği anlayışını da beraber getirerek boş zamanımızı dahi işgal eden bu dönüşümün günümüzün üretim şekilleriyle uyuşmadığı için üzerimizdeki egemenlik alanını daha da genişlettiğini anlatıyor.
Anda Sıkışanlar ve Ansız Kalanlar – Orhan Şener Sayfa:10
Endüstriyel devrimin bıraktığı yerden, Orhan Şener, enformasyon çağına geçerek; internet, web ve sosyal medya devrimlerinin zaman ile olan ilişkimizi nasıl etkilediğini Facebook ve Twitter kullanıcı deneyimleri üzerinden geliştirdiği teorik bakış açısıyla özetliyor.
Schrödinger’in Zamanı – Şule Kulein Sayfa:12
Enformasyon toplumunda daha da hızlanan zamana hâkim olmaya çalışmanın yarattığı koşuşturmacanın içerisinde kendisine huzurlu ve sakin bir dilim arayan Şule Kulein, zaman algımızı değiştiren etkenlerden bahsediyor ve Schrödinger’in kedisini kapattığı kutuyu aralayarak bize bir zamansal paradoks sunuyor.
Zamanı Kurgulamak – Merve Kurt Sayfa:14
Merve Kurt’un “Zamanı Kurgulamak” başlıklı yazısı, zamanı yönetme ihtiyacının takvim düzenlemeleriyle somutlaştığı masum örneklerden ilerleyerek 1984 romanındaki kötücül hikâyeye değinip bizi zaman ve insanın varoluş ilişkisi üzerine düşündüren video sanatçısı Ali Kazma’nın “Zamancı” sergisine kısa bir ziyarette bulunuyor.
Bir Türk Milliyetçisi Olarak Halide Edip – Ümit Kurt Sayfa:18
Türkiye’de Halide Edip’e ilişkin üzerinde mutabık kalınan temel görüş onun “liberal” bir entelektüel ve yazar olduğudur. Ancak Halide Edip’in Ağustos 1911’de kurulan Türk Yurdu Cemiyeti’ne bağlı Türk Yurdu dergisindeki muhtelif yazıları, Türk milli kimliğinin kurucu vasıflarından olan Öteki inşasına ve Batı nefretine çarpıcı örnekler sunar. Turan ülküsüne bağlandığı bu dönemindeki yazılarında Türklüğü bir etnisite ve ırk olarak ele alan, Batı’yı Türklüğün “mutlak öteki”si ve düşmanı olarak değerlendiren yaklaşımı; Halide Edip’in Türkiye’de “liberal” bir aydın olarak çizilen profilinin de sorgulanması bakımından önemlidir.
Keşif (Öykü) – M. Özgür Mutlu Sayfa:22
Ercüment Ekrem Talû: “Ömür Bir Sudur ki Akmakla Geçer” – Murat Batmankaya Sayfa:26
Edebiyat muhitinde vaktiyle “üstat” olarak anılan Ercüment Ekrem Talû’nun bugün yalnızca iki kitabı (Şehzade Yusuf İzzeddin Öldürüldü mü? İntihar mı Etti? ve Geçmiş Za¬man Olur ki…) dolaşımda… Üstelik ilki bir derleme (kitapta, gazeteci Ziya Şakir [Gâvur Mehmet’in yazarı aynı zamanda] ile Talû’nun yazıları mukayeseli olarak yan yana getirilmiş; Talû şehzadenin intihar ettiğini söylerken, Ziya Şakir bir suikasta kurban gittiği iddiasında), ikincisi ise bir anılar toplamı, bizzat tamamlayamadığı… Başka bir deyişle, babasının (Recaizâde Mahmut Ekrem; Araba Sevdası’nın yazarı) bütün eserlerinden kazanmış olduğu paranın yekûnundan fazlasını tek bir eserle temin etmiş edibin yaşamöyküsünde mühim bir yeri olmayan karalamaları, zamanın eleğinden geçip konmuş tezgâha – ne hazin!
Karanlık Deniz (Şiir) – Hüseyin Yurttaş Sayfa:34
Voşima mi Yolange (Öykü) – Nazlı Karabıyıkoğlu Sayfa:35
Teşhirciliğin Yazınsal Teşrihi ve ‘Milanku’ – Halûk Sunat Sayfa:38
Zarif bir teşrih örneğidir Milan Kundera’nın “Yavaşlık”ı. Üstelik, anlatı zamanından iki yüz yıl kadar önce aynı şatoya Paris’ten çıktıkları yolculukla (“Arabanın devinimlerine uygun olarak sallanan iki vücut birbirine dokunuyor, önce rastlantıyla, sonra bile bile ve oluyor olacak olan…”) romana katılıp anlatıcının hayal dünyasında canlanaduran Madame de T. ve genç Şövalye’nin maceraları da dahildir anılan zarafete.
Herkes İçin En İyisi (Öykü) – Vuslat Çamkerten Sayfa:44
Küçükpazar, 1976 (Şiir) – Adnan Özer Sayfa:45
Fil Adam (Şiir) – Alper Çeker Sayfa:46
Edebiyat Gündemi: Doğan Hızlan 80 Yaşında! Sayfa:48
Cemal Süreya da çok severdi Doğan Bey’i; tanığıyım. “Papyonunda 23 Nisan neşesi” sözünü sevmeden kimse kimseye söylemez zaten. Bence Doğan Bey hakkında en fiyakalı yazıyı da o yazmıştır.
Yedi Başkan Gücünde! – Haydar Ergülen Sayfa:50
Neyse zaten Doğan Hızlan Bizanslı değil ki, Giritli. Ben ne diye Bizans’tan söz edip duruyorum ki durmadan! Belki Babıâli sebebiyledir. İstanbul’daki son Bizans kalıntısı filan derlerdi eskiden Babıâli’ye, şükür gazeteler, pek çok yayıncı, dergi filan taşındı da, Bizans Mizans kalmadı ortada! Özellikle edebiyatçılar pek meraklıdır bu ‘Bizans oyunu’ deyimini kullanmaya.
Doğan Hızlan Sözlüğü Yazılabilir! – Feridun Andaç Sayfa:52
Eleştirdiğim yanı şudur: Her şeye, herkese mesafe koysa da; kitaba ve yazıcısına, güncelin çağrısına koyamaz.
Modern Türk Edebiyatının Hafızası – Mehmet Can Doğan Sayfa:54
Onunla söyleşiler yapıldı, nehir söyleşi olarak kitap hazırlandı. Bunlar, birikimin fark edilmesi açısından önemli kaynaklar. Ama benim Doğan Hızlan’a hâlâ sormak istediğim çok soru var. Çünkü Doğan Hızlan, 1950’lerden bu yana gelen modern Türk edebiyatının hafızasıdır.
Doğan Hızlan ve Eleştiri – Metin Cengiz Sayfa:57
Doğan Hızlan’ın diğer kimi eleştirmenlerde gizli ya da açık bir biçimde rastladığımız gibi eleştiride kendi görüşü ve ideolojik yargılarını bir değer olarak dayatma, ileri sürdüğü görüşü körü körüne savunma gibi tutumlara rastlanmaz.
Köşeyazarı Olarak Doğan Hızlan – Yusuf Çotuksöken Sayfa:61
Doğan Hızlan’ın köşe yazılarının ayırt edici birtakım özellikleri vardır: Her konuda yazmaz o; konu alanları sınırlıdır. Çokluk edebiyat, kültür, sanat vd. ile sınırlıdır; siyasal, ekonomik, teknik vd konularda yazdığına pek rastlayamazsınız…
Soruşturma: Doğan Hızlan 80 Yaşında! – Ataol Behramoğlu, Feyza Hepçilingirler, Tarık Günersel, Şeref Bilsel Sayfa:64
Salâh Birsel’in eşi Jale Birsel ile Salâh Bey Üzerine – Aslıhan Tüylüoğlu Sayfa:66
“Salâh çok iyi Fransızca bilirdi,” diyor Jale Birsel. “Fransızca dergi ve kitaplar okurdu. Çok iyi de konuşurdu ama konuşacak kimse bulamazdı. Evlendikten bir süre sonra Paris’e gittik. Orada herkes onun Fransız olduğunu zannetti. Bir keresinde İtalya’da onun İtalyanlarla konuştuğunu gördüm. ‘Sen İtalyanca biliyor muydun?’ diye sorduğumda. ‘Yazıldığı gibi okunuyor,’ dedi.”
Kar Körü (Şiir) – Hüseyin Peker Sayfa:70
İki Öykü (Öykü) – Kadir Aydemir Sayfa:71
Halk ile Aydın Arasındaki Köprüde Bir Garip Hüseyin Rahmi Gürpınar – Şengül Can Sayfa:72
Batı’dan aldığımız romanın bizdeki tarihî gelişimi iki koldan olur. Ahmet Mithat Efendi gibi popüler roman yazanlar ya da Namık Kemal’in edebî roman geleneğini devam ettirenler. Tabii o dönemde sınırlar Servet-i Fünûn dönemi kadar keskin değildir. İki taraf da bağını gelenekselden kolay kolay kopartamaz. Hüseyin Rahmi ise Ahmet Mithat geleneğinin devam ettiricisi olarak görülür. Sanata bakış açısı bakımından aynı çizgide oldukları doğrudur. Ama sanatsal açıdan onun çok ötesine geçer.
Uçluklu İğne Sone (Şiir) – Soner Demirbaş Sayfa:74
Bakışın Kefareti – Nilgün Tutal Sayfa:77
İnsanın teknikle baştan çıkması tabii ki yeni değil; yeni iletişim araçlarının olmadığı zamanlarda da pencereden görülmeden görmek pekâlâ mümkündü. Kendi çağımızı tekniği yüzünden haksız yere mahkûm etmiş de olabiliriz. Ama gerçek şu ki bakılandan çok bakanın ilk günahı işlediğini ve bakışının masumiyetini kaybettiğini pekâlâ iddia edebiliriz.
Yeni Şiirler Arasında – küçük İskender Sayfa:81
Edebiyatçı kendi mutfağındaki maharetinden sorumludur. Ölçü(süzlük), denge(sizlik) ortadaki ürünün kıvamını, lezzetini, olabilirliğini belirleyecektir.
Yeni Öyküler Arasında – Nalan Barbarosoğlu Sayfa:82
Bu ay elimizde biriken seçilmiş öykülere daha fazla yer verebilmek için giriş yazısını kısa tuttuğum gibi, geçen ay gönderilen öykülerin de yarısını değerlendirdim. Öyküsü değerlendirilmeyenlerden gönül koymamalarını rica ediyorum. Bir diğer ricam da: Birden fazla öykü göndermemeniz. Gönderdiğiniz her fazla öykü, bir diğer öykü yazarının hakkını çiğniyor kendiliğinden. Kimi öykü yazarlarımız elindeki tüm öyküleri yolluyor; belki seçilme şanslarını artırmak için iyi niyetle yapıyorlar bunu ama inanın, bir haksızlık doğuyor.
247 (Şiir) – Nezih Akıl Sayfa:84
Babil (Öykü) – Serhat Kıran Sayfa:85
Velet (Şiir) – Cihan Hişmioğulları Sayfa:87
Ayak Zıpı (Öykü) – Nurdan Atay Sayfa:89
Bulut (Şiir) – Cemre Bedir Sayfa:91
38. Baskı (Öykü) – Emre Öztürk Sayfa:92
Varlık Kitaplığı Sayfa:95
“Süreyya” / Nil Sakman – Reyhan Koçyiğit Sayfa:95
Nil Sakman kitabında, cinsiyetçi zihniyetten kaynaklanan “kadın”a ait varoluşsal sorunları tüm yönleriyle öykülemekle kalmıyor, aynı zamanda itaati reddedip, “Mücadele, her gün aynı yoldan yürümeme sanatıdır,” diyerek iktidarın bakış açısıyla başedebilmenin mümkün olduğuna, dolayısıyla bunu bir kader olarak kabul etmemek gerektiğine işaret ediyor.
“Boşlukta Büyüyen” / Eylem Ata Güleç – Ayşen Işık Sayfa:97
Eylem Ata Güleç’in ilk öykü kitabı Boşlukta Büyüyen, Notabene Yayınları tarafından yayımlandı. Kimi okurların dergilerde yayımlanan öyküleriyle ve kitap tanıtım yazılarıyla tanıdığı yazarın, ilk öykü kitabı bu. Kitap yedisi kısa, toplam yirmi altı öykü içermekte. Bellekte iz bırakan, insanı derinden etkileyen, dönüp tekrar okuma isteği uyandıran öyküler bunlar.
Sevinç Çokum ile Söyleşi – Enver Uğur Aykol Sayfa:98
İnsanı kavrama konusunda hangi noktalara geldiğim sorusunu sık sık soruyordum kendime. Gözyaşı Çeşmesi bir sınav oldu benim için.
“Harap” / Cenk Gündoğdu – Mehmet Yalçın Sayfa:100
Çalışmalarıyla oldukça ilgilendiğim Cenk Gündoğdu’nun erişebildiğim yapıtlarında, şiir dışı türlerde yazılmış da olsalar, kuvvet çizgisi’nin şiirsel olduğunu gördüm ve yeri geldiğinde bunu belirttim; değil mi ki şiir olgusu, yalnızca dizeli yazılarla da, sözel anlatımlarla da sınırlı değildir. Bu açıdan, gerçekleştirdiği yazınsal ve yazın dışı etkinliklerde onun güç kaynağı şiirdir diye düşünüyorum.
“Montsuzlar” / Ömer Açık – İpek Baysan Sayfa:102
Menekşe İstasyonu ve Benim Babam Ömür Adam adlı romanlarında mekân olarak Küçükçekmece Gölü kenarındaki mahalleleri kullanan yazar, bu kez Adana’ya götürüyor bizleri. Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Behçet Çelik, Muzaffer İzgü, Ali Püsküllüoğlu gibi yazarlar sayesinde edebiyatımıza süzülen Çukurova’ya özgü kelimeler ve yerler zaman zaman Montsuzlar’da da karşımıza çıkıyor.
“Karun ve Anarşist” / İskender Pala – Haluk Oral Sayfa:103
Ne güzel başladı İskender Pala’nın kitabı. Milattan önce 549, ne kadar uzun zaman geçmiş üzerinden. Keyhüsrev, Lidya’ya saldırıyor, savaş hazırlıkları, lise yıllarımdan hatırladığım bilge Solon’un Krezüs’le konuşma hikâyesi ne güzel okunuyor.
Buğra Giritlioğlu ile Söyleşi – Ömer Kumsal Sayfa:104
Bir ânı dahi kanıksanmadan yaşanması gereken, çok kıymetli bir deneyimin içinden geçtiğimizi düşünüyorum. Bir şekilde zihnim arka planda neredeyse dur durak demeden bu deneyimi sorgulamak ve anlamlandırmaya çalışmakla meşgul oluyor, ya da bunu çeşitli nedenlerden dolayı yapamadığı için hayıflanmakla.
“Cemaatler” / Zygmunt Bauman – Yaşar Öztürk Sayfa:106
Sonuç olarak hızla küreselleşen dünyada hepimiz birbirimize bağımlıyız ve bu karşılıklı bağımlılık yüzünden hiçbirimiz, kendi kaderimizin tek başına efendisi olamayız. Her bireyin yüz yüze geldiği fakat tek başına mücadele edip üstesinden gelemeyeceği görevler vardır.
Zeynep Çolakoğlu ile Söyleşi – Nevzat Süer Sezgin Sayfa:107
Mina’yla yapmak istediğim hep birlikte uçuruma bakmak, kaygılanmak. Arzulardan kurtulunca insan özgürleşir mi? sorusuyla başlıyor, melankolinin tedavisini arıyor, Eros-Thanatos devinimini ay tanrıçasının varlığında ortaya koyuyor, kokulara, şaraba, şiire en çok da müziğe akan bir dizi hikâyeyle varoluş hakkında sorular soruyor, akıl yürütüyor.
“Bir Şairin Yaşam Öyküsü: T.S.Eliot” / John Worthen – Pınar Doğu Sayfa:108
D.H.Lawrence ve Robert Schumman’ın biyografilerini de yazan, çalışmalarını Nottingham Üniversitesi’nde sürdüren bir profesör olan John Worthen’ın kaleme aldığı Bir Şairin Yaşam Öyküsü: T.S.Eliot kuru akademik dille yazılmış sıradan, klasik bir biyografi değil. Çocukluktan başlayıp yaşamın her evresinin ansiklopedik bilgilerle anlatıldığı basmakalıp bir biyografi hiç değil.
Şiir Günlüğü – Gültekin Emre Sayfa:110
Sesinin ve duruşunun rengini hiç değiştirmedi Ahmet Telli. Baştaki şiiri neyse daha derinleşerek hep kendisi kaldı. Yüreğini yakan ülke sorunlarını ustaca dizelerine ağdırageldi hep. Çözüm üretmeden, insanın çaresizliğini dirence çevirmesini bildi. Omuz verdi sesi kısılmışlara, işkencede anası ağlatılanlara. Toplumsal baskıya, kısılan özgürlüklere, haksızlıklara direndi şiiri. Yüreğini koydu ortaya, yaşamını da. Sesi yumuşaktır şiirlerinin ama onları kimse eğip bükümemiştir. Omurgalı duruşu hep saygı uyandırmış, şiirini de hep bir adım daha öteye taşımıştır dünyaya bakışındaki kararlı tutumu.

HP0-821 HP0-823 HP0-841 HP0-850 HP0-874 HP0-876 HP0-914 HP0-918 HP0-919 HP0-920 HP0-921 HP0-922 HP0-A01 M2050-653 M2050-654 M2060-237 M2070-227 M2070-640 M2070-740 M2080-241 M2080-663 M2090-194 M2090-226 M2090-234 M2090-639 M2110-231 M2140-648 M2140-649 646-222 646-223 646-227 646-228 646-229 646-230 646-276 646-301 646-361 646-362 646-363 646-364 646-365 646-391 646-392 646-393 646-561 646-562 646-563 646-573 646-574 646-578 646-580 70-564 exam 70-565 exam 70-565 exam 70-566 exam 70-567 exam 70-568 exam 70-569 exam 70-571 exam 70-571 exam 70-573 exam 70-573 exam 70-573 exam 70-576 exam 70-576 exam 70-576 exam 70-577 exam 70-579 exam 70-580 exam 70-582 exam 70-583 exam 70-583J exam 642-522 exam 642-523 exam 642-524 exam 642-531 exam 642-532 exam 642-533 exam 642-541 exam 642-542 exam 642-544 exam 642-545 exam 642-551 exam 642-552 exam 642-564 exam 642-565 exam 642-566 exam 642-567 exam 642-577 exam 642-582 exam 642-583 exam 642-584 exam 000-102 000-103 000-104 000-105 000-106 000-107 000-108 000-109 000-111 350-029 350-030 350-040 350-050 350-060 350-080 351-001 351-018 351-050 351-080 352-001 400-051 400-101 412-600 500-005 500-051 500-201 500-254 500-285 600-199 630-005 630-008 640-444 640-460 640-461 640-553 640-554 640-692 640-721 640-722 640-760 640-792 640-801 640-802 MB2-422 MB2-423 MB2-498 MB2-631 MB2-632 MB2-633 MB2-634 MB2-700 MB2-701 MB2-702 MB2-703 MB2-866 MB2-867 MB2-867J MB2-868 MB2-876 MB3-207 MB3-208 MB3-209 MB3-210 MB3-214 MB3-215 MB3-216 MB3-230 MB3-234 MB3-408 MB3-409 MB3-412

Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI