Varlık Yayınevi
     
 
  Blog
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Kullanıcı Girişi  (Üye Ol - Şifremi Unuttum)
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği (son 12 yıl)
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir

NİSAN 2013

Çizgi-yorum – Semih Poroy Sayfa:2
Bir Şiiri Yorumlamak – Varlık Sayfa:3
Her insanın, yaşadıkları nedeniyle birçok öyküsü vardır kuşkusuz; ama herkesin bir şiirinin olması önemlidir. Bu nedenle herkesin bulup çıkarması gerekir kendi şiirini. Bunu başaranların daha mutlu olacağını, yaşam karşısında dirençlerinin artacağını, yalnızlıktan kurtulacaklarını söylemek yanlış olmaz. Şiirsiz kalmak; duyarlığını yitirmek; sevgisini, direncini dile getirememek, yalnız olmaktır. Hep birlikte bu yalnızlıktan kurtulmak için şiirden yanayız. Ulusların varlık nedenidir kültür. Kültürlerini kaybedenlerin geleceklerini de yitirecekleri açıktır. Bu nedenle yerelden ulusala, oradan evrensele uzanan kültürel değerler üretmemin peşindeyiz. Bu çaba içerisinde şiirin ağırlıklı bir yeri var.
Kutadgu Bilig’den Bu Yana, Türk Edebiyatında Şiir Eleştirisi – Veysel Çolak Sayfa:4
Eleştirisiz bir şiirdir Türk şiiri. Bu yüzden olacak, bir şairin kendi bulduklarını fark etmesi bile çok zaman almıştır. Şiir pratiklerinin fark edilmemesi, ister istemez, gelişmeyi yavaşlatmış, bazen de rayından çıkmasına neden olmuştur. Kim ne derse desin, bugün yazılagelen şiirin içerdiği bilgi açığa çıkartılmamış ve bir olanak olarak şairlere sunulmamıştır.
“Tristram”: Politik, Poetik, Estetik ve Etik Bir Şiir Tasarımı – Gökben Derviş Sayfa:13
“Tristram”, Cemal Süreya şiirinin anahtarı sayılabilir. Özel adların kullanılması, tarihsel ve mitsel öğelerden yararlanılması, ironik tutum, erotik göndermeler, toplumsalcılığın gözetilmesi, bireyin ve bireysel özgürlüklerin önemsenmesi, dilsel ustalık, entelektüelliğe yaslanılması, şiir bilgilerinin ustaca kullanılması; özetle, Cemal Süreya şiirinin özellikleri olan bu öğelerin tümü “Tristram” şiirinde bulunmaktadır.
Behçet Necatigil’in Manifestosu Bir Şiir: “Panik” – Aslıhan Tüylüoğlu Sayfa:24
Hep tekil kişi üzerine şiirlerini kuran Necatigil, ‘Panik’ şiirinde ‘bizim gibiler’ diyerek toplumsal bir kesimin (ezilenlerin) adına konuşur. Bu şiir özneleri ve kendisi, dayatılan dünyaya ve düzene de karşı çıkarlar. Necatigil dünyanın içerisinde dönen dolaplardan haberdar bir şair olarak elbette kapitalizmin, sınıflı toplumun işleyişinin farkındadır.
Edip Cansever’in Hep Kendine Yolculuğu... – Nilüfer Altunkaya Sayfa:30
Beni’i fazlalaştırmaya çalışmak bir tür çoğullama yöntemi olarak Edip Cansever’in imge oluşturma tekniklerinden biri ve tematik bir nedensellik olarak da görülebilir. Görüntüler, sesler, oluşlar, kaygı ve sıkıntılar içinde farklılaşmış ben’lerden yola çıkarak bir bütünsel anlama ulaşmak çabası denilebilir buna.
Şiirler – İlyas Tunç Sayfa:40
Sartre Terminolojisi ve Yeniden Çeviriler: Ayşenaz Koş’un Bir Araştırması – Mehmet Rifat Sayfa:42
Daha önce Varlık dergisinin Haziran 2011 sayısındaki “Bakış Açısı”na “Simone de Beauvoir’ın Türkiye’de Alımlanması” başlıklı araştırmasıyla (s. 30-36) katkıda bulunan Ayşenaz Koş bu kez Jean-Paul Sartre’ın kurmaca-dışı metinlerinin “yeniden çevirileri”ni varoluşçuluk terminolojisi açısından inceleyen yazısıyla konuk oluyor. Çalışmalarını çeviribilim alanında sürdüren ve Boğaziçi Üniversitesi’nde ders veren Ayşenaz Koş’un bu araştırması 2010 yılında İngilizce olarak yayımlanmış araştırmasının bir kesitini oluşturuyor. Söz konusu incelemeyi Ayşenaz Koş Türkçe olarak da bir bilimsel toplantıda (I. Uluslararası Çeviribilim ve Terimbilim Kurultayı, Kırıkkale Üniversitesi) sunmuş, ardından isteğimizi kırmayarak yazısını “Bakış Açısı” düzenine uyacak biçimde bütünüyle gözden geçirerek tarafımıza iletmiştir. Böylece Simone de Beauvoir ile Jean-Paul Sartre’ın Türkiye’de alımlanışı, Bakış Açısı’na ayrılan sayfalarda, çeviribilimin kavramlarıyla, bir bütünlük içinde yer almış olmakta.
Kitapların Çocuğu – Haydar Ergülen Sayfa:50
Kim ‘kitapların çocuğu’ değil ki? Ben de onlardan biriyim işte. Mevsimi kitaplar olan olan bir çocuk. Kitaplardan yağmur, güneşli dergiler, kar şiirleri, bulutlu denemeler, her biri birer ‘Eylül’ olan romanlar, Haziran’ı müjdeleyen taşra hikâyeleri ve beşinci mevsim olan masallar...
Karışık İşler (Üçüncü Sayfa Yazma Eylemi) (Öykü) – Reyhan Yıldırım Sayfa:54
Geridönüşüm Çocukları (Şiir) – Gülümser Çankaya Sayfa:59
Kültür Gündemi: Köy Enstitüleri, Vedat Günyol ve Bir 17 Nisan Ödülü – Mehmet Başaran Sayfa:60
Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü, bir dostluk, sevgi, bilinç imecesiydi. Ona sıcaklığını, güzelliğini kazandıran Vedat Günyol’un, Sami Karaören’in, Emin Özdemir’in, ta Almanyalardan Fakir Baykurt’un, başkentten Talip Apaydın’ın; aday yapıtları üyelere ulaştıran, yazanakları bir araya getirip sonuca ulaştıran, Foça yolculuklarını, törenlerini düzenleyen yazmanın özverili katkılarıydı. İzmir yöresinin, Foça’nın, Dikili’nin, Kartal’ın, aydınlığı çoğaltan güzel insanlarıydı…
Çağıran Zamanın Kavşağında Yazarken... Okurken... – Feridun Andaç Sayfa:63
Kaygı duymadan, bir yere/şeye odaklanmadan yazıyorum. Bu da beni yazıya/okumaya tutunduruyor. Yazarak kendime bakıyorum oradan, sonra başkalarına. Zamanın burcundan geçiriyorum bakışlarımı. Örtülen, yabanlaşan, dilsizleşen her şey yeni bir dil olarak dönüyor bana.
Sıfır Zifos Bir Ofis (Şiir) – Mehmet Mümtaz Tuzcu Sayfa:65
Foça Mektupları / 8: Sirenler’in Yalancısı – Ahmet Önel Sayfa:66
Kötümserseniz şayet, bunu derin düşünmelere borçlusunuz! Ege’de konaklayacağınız herhangi bir yer, duyguyla harman olmuş kaygılarınıza ev sahipliği yapma konusunda dünden hazırlıklıdır; inanın buna. Özde saklanan gerçek ne olmalı peki? Melankoliyi neden bayraklaştırıyoruz acaba? Yalnızlığımızı elimizden çekip alacak her türlü hıyanete göğüs germeye hazırlıklıysak neden kolaylıkla dağılıyoruz?
“Al Çiçeğin Moru” Üzerine – İsa Kocakaplan Sayfa:68
Çokum’un ana meselelerinden biri modernizmin ve teknolojinin hayatı ele geçirmesinin, insan ilişkilerinde meydana getirdiği çözülmedir. O, bireyselleşen insanların hiç tanımadıkları kalıcı dostlukları hatırlatmanın peşindedir.
Yüz Nakli (Şiir) – Abdülkadir Budak Sayfa:74
Bâki Asiltürk ile Söyleşi – Mustafa Fırat Sayfa:75
Hangi dünya görüşüne ait olursa olsun, slogan şiir, şiir değildir. Sol, sağ, merkez, bireysel fark etmez. Yani, 70’lerin bazı şairlerinde şiir ideolojik slogana dönüşüyor da başkalarında dönüşmüyor mu? Necip Fazıl’ın ikinci döneminde slogan şiirden geçilmez. Hatta, Ümit Yaşar’ın pek çok şiiri de aşk sloganı sayılmaz mı?
Melih Cevdet Anday ve Çeviri – Tozan Alkan Sayfa:80
Anday’a göre bizim edebiyatımızda şiir çevirisi hiç de az olmamasına karşın, iyileri çok azdır. Üstelik bu çeviriler asılları ile birlikte basılmadıkları için, özgün şiirde neyin, nasıl denmiş olduğunu çıkarmak güçtür. Dahası, bir güvensizlik duyarız, palas pandıras yapılmış izlenimi uyandıran bu tür çeviriler karşısında.
Kavramlar “Nesnel Karşılık” İster – Tahir Abacı Sayfa:87
Hepsi iyi, güzel de, sanat eseri ile nesnesi arasındaki mesafeyi tartma, eserin hakikat ile örtüşme oranını bulma, sanatçının bir heyecan, bir coşku yaratacak biçimde canlandırma (animasyon) gücü ve yeteneğini belirleme gereği acaba ne kadar yeni bir olgu? Başka deyişle, T. S. Eliot’ın düşünme / üretme sürecinin en eski problemine denk düşen bildik olgu üstüne –belki de lafın gelişi– söylediği söz üzerine bir kavram üretme, bir teori geliştirme çabası, nereye kadar, ne kadar gerekli? Akıl yürütmekten zarar gelmez elbette, tartışır, eğleniriz de, ama acaba kavramın içini ne kadar doldurabiliriz?
Yeni Şiirler Arasında: Rimbaud Akademisi – küçük İskender Sayfa:92
Yüzmek ile yazmak bazen birbirine benzer eylemler; yüzmeyi yeni öğrenen yahut sudaki ani hareket değişikliğiyle biraz bocalayanın denizi döver gibi çırpınışı kıyıdakine nasıl tuhaf görünür; boğuluyor mu yüzüyor mu: anlaşılamayan gayretlerdir. Doğaldır, çünkü bir panik içerir. Samimidir, çünkü olimpik havuzlar tercih edilmemiştir. Şovdan çok, hayatta kalma mücadelesinin tezahürüdür. Önce irkiltir, sonra saygı uyandırır, ardından yardım hissine kapılmanıza yol açar.
Ben Hep (Şiir) – Talha Kuru Sayfa:93
Yeni Öyküler Arasında – Hatice Meryem Sayfa:94
On beş aydır zevkle yaptığım öykülerinizi değerlendirme işini izninizle bir süreliğine bırakıyorum. Önümüzdeki aydan itibaren öykülerinizi Jale Sancak değerlendirecek. Şimdiye kadar gönderdiğiniz öyküleri okumak bana pek çok şey öğretip kattı. Teşekkür eder, en iyi en güzel öyküleri yazmanızı canı yürekten dilerim.
Yüzündeki Biz İçinde (Şiir) – Alp Eren Özdemir Sayfa:96
Fırıldak (Öykü) – Burak Demiryakan Sayfa:97
Varlık Kitaplığı Sayfa:99
Hilmi Yavuz ile Söyleşi – Ercan Yılmaz Sayfa:99
Kötü şiirler, gül’ü kötü kullanma sanatıdır. Aşkların işine yaradığı sürece, gül kötüye kullanılmış demektir. Dolayısıyla, gül işe yaraya yaraya tükendi ise, bu, aşkların tükendiği değil, kötü şiirlerin çoğaldığı anlamına gelir. Kötü şairlerdir çünkü gülü tüketen…
“Hepinize Etkin Okumalar Dilerim” / Oğuz Demiralp – Melike Belkıs Aydın Sayfa:102
Edebiyatta her zaman ikincil değer atfedilen yazın eleştirisini Demiralp’e göre öteki eleştiri türlerinden ayıran, eleştirinin de eleştirdiğinin malzemesini kullanarak yapılıyor olmasıdır. Yazın eleştirisi üzerine inşa edildiği şeyin hammaddesini kendi yapısında kullanır. Demiralp yazın eleştirisinin bir başka özelliğini edebiyatın vicdanı olmasıyla tanımlıyor.
“Öncesi ve Sonrası” / Tuğrul Tanyol – Emre Polat Sayfa:103
Tanyol’un şiirlerini ne zaman okusam aklımın bir köşesinde egzotik bir coğrafya keşfediyorum. Daha önce de söylemiş olduğum gibi Tanyol hem yerli hem yabancı kültürü şiirlerinde barındıran bir şair.
“Harmattan” / Gavin Weston – Serap Çakır Sayfa:104
Gavin Weston, neredeyse kitabın tamamında kendisini bir kadının yerine koyarak kaleme almış Harmattan’ı. O yüzden Haoua size seslenirken yabancı değil, pek tanıdık geliyor. Yakarışlar sahte durmuyor. Nuray Önoğlu’nun çevirisiyle okuyacağınız Harmattan, çocuk gelinlere Türkiye’den değil bu kez Nijer’in penceresinden bakmamızı sağlıyor. Ama camın da o pencerenin de aynı hammaddeden yapıldığı gün gibi aşikâr. Harmattan bir rüzgâr! Sahra Çölü’nden Batı Afrika’ya doğru esen tozlu bir rüzgâr. Bir esse, kötü kalpli adamların üstünü bir örtse…
Gülce Başer ile Söyleşi – Deniz Durukan Sayfa:106
Yüzleşip yüzleşmemek okurun seçimi, ben durumu saptamayı denedim.
“Eski Mısır” / Toby Wilkinson – Nuriye Bilici Sayfa:108
Toby Wilkinson, Eski Mısır’a ait bilinenleri sistematik olarak sıralamanın dışında, yaşam alanlarından kültüre, geleneklere ve uygulamalara dair geniş bir çerçeve çiziyor okura. İyi bir çevirinin de katkısıyla büyük hacmine rağmen kolaylıkla okunuyor.
Şiir Günlüğü – Gültekin Emre Sayfa:109
Kraliçe Bakire (Yasakmeyve 2012) diyor Bengü Özsoy; cüretkâr. Kadın olma hallerinden de öte, bir başkaldırı! Erkek dünyasına mı, kadınlığına mı? Cinselliğin hayattaki yerini yerli yerinde şiirle saptama sanki. Üçlarda dolaşma. Kadınlığını unutturan erkeklere pek çok lafı var. Kimse bilemez elbette “bir şairin yatakta ne kadar şair” olduğunu. Sanki o bilmek istiyor gibi. Meleklik kadın olmadan mı geçiyor acaba? Cinsel göndermeler dünyayı kavramaya ilişkin. Kendine ve erkeklere ayna tutuyor. “şimdi sado-mazoşist kimliğiyla/ aile albümünde kalma savaşı veren/ kanlı fantazilerin yırtık dizelerin sahibi”.
Yeni Yayınlar – Reyhan Koçyiğit Sayfa:111
NİSAN 2013 - KİTAP EKİ
Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI