Varlık Yayınevi
     
 
  Blog
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Kullanıcı Girişi  (Üye Ol - Şifremi Unuttum)
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği (son 12 yıl)
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir

HAZİRAN 2010

Çizgi-yorum – Semih Poroy Sayfa:2
Nâzım Hikmet Şiiri ve Geleceği Anımsamak – Ali Galip Yener Sayfa:3
Nâzım Hikmet’in son şiirlerini içeren kitap, şairin 1959-1963 yılları arasında sürgünde kaleme aldığı 130 adet şiiri içerir.1 Aralarında şairin politik duruşunu çok yüksek bir estetik düzeyde sergileyen örnekler de vardır. “Saman Sarısı”, “Otobiyografi”, “Havana Röportajı” gibi. Lirik ben’in toplumcu-gerçekçi düşünsel birikimle diyalektik birlikteliğini içeren bu nitelikli örnekler, bir bakıma şairin bütün sanat hayatının özetini içerir. Kimi örneklerde ise somut, güncel bir soruna yanıt veren, yine sınıfsal eksenli bir itirazı ileri sürer şair. Bunların içinde “Vatan Haini” şiiri ilk akla gelenlerdendir. Okuduğunuz yazıda “Vatan Haini” gibi kimi son şiirlerinin devrimci sınıf yönelimli duruşunu anımsatarak Nâzım Hikmet şiirinin okur-eleştirmen ikilisince algılanış koşullarına değinmeye çalışacağım.
“Nâzım Üniversiteleri” – S. N. Uturgauri Sayfa:6
Nâzım, hiç kimsenin bulamadığı yerlerde bile yetenekler keşfetmektedir. Sanatçı, vatanındayken hayatının uzun bir bölümünü geçirdiği cezaevini bir üniversite haline getirerek, ünü Türkiye’nin sınırlarını aşan nesir yazarları Kemal Tahir ve Orhan Kemal, şair A. Kadir, ressam İbrahim Balaban gibi milli kültür temsilcilerinin sanat yolunu belirlemektedir.
Çevirmen Nâzım Hikmet – Tozan Alkan Sayfa:9
Nâzım, Nail V. ile birlikte yaptığı ortak çeviriler dışında1 ömrü boyunca tek bir şiir çevirir. O da, büyük bir sevgi duyduğu, kendisi gibi yaşamı boyunca siyasal yönetimin baskısı altında kalan Alexandr Puşkin’dir.
Kleopatra ve Âşıkları (Şiir) – Puşkin Sayfa:11
“Salkımsöğüt” Şiiri Üzerine Notlar – Müslim Çelik Sayfa:12
Salkımsöğüt” şiirindeki bilinç doğrudan doğruya, yayından fırlayan ok gibi, özünden fırlayan bilinçtir. Bu dünyanın dışına taşmanın yolunu açmak içindir.
Şiirler (Şiir) – Günel Altıntaş Sayfa:14
“Bütün İş Tahir’le Zühre Olabilmekte Yani Yürekte” – Turgay Fişekçi Sayfa:15
Ozanın iç dünyasında büyük çalkantıların olduğu bir dönemde yazılmıştır “Tahirle Zühre Meselesi”. Çok kolay, bir oturuşta, birkaç dakika içinde yazılıvermiş gibi görünen bu şiir, kırk yedi yaşındaki ozanın bütün birikiminin, görmüş geçirmişliğinin, daha da ötesinde kişiliğinin, insan yanının tipik bir yansımasıdır.
Tahsin Yücel ile Söyleşi – Nalan Barbarosoğlu Sayfa:16
Belki Selami Harici, kulaklarını sanatın sanat, yazının yazı olduğu bir dönemin olumlu görüşleri doldursun istemişti. Böyle bir amacı oldu mu, onu bilmiyoruz ama gelin hanım böyle düşünüyor. Ama bu yaklaşım elbette daha olumlu, daha iyimser bir bakışla değerlendiriyor yapıtı; okumadığımız için biz de bilmiyoruz. “Serencam”ın gerçekten yitirilmiş bir cennetin sunumu olup olmadığını bilemiyoruz.
Sazlık Ürperiyordu (Öykü) – Sevinç Çokum Sayfa:21
Sürtünerek Olduğum Şeyler (Şiir) – Celâl Soycan Sayfa:24
Selim İleri ve Erguvan Geceden Bir Ömür – Reyhan Yıldırım Sayfa:25
Uyumlanma’ teşvikini aşırı yorumlayanların tangosu, bugün bir ‘bekle ve gör seremonisi’ni andırıyor. Kendi içine dönmüş, sarsak, küsmüş, umutsuz, ‘öteki’ne güvenini yekten yitirmiş bireylerin içindeki tango çoktan soldu, hatta kurudu. Edebiyatta kırk üç yılını geride bırakan Selim İleri, son romanı Bu Yalan Tango’nun anakarakterleri Fatma Asaf ve Ufuk Işık sayesinde tam da bu dönüşümün bireysel ve toplumsal sebeplerine (çok) içeriden bakıyor.
Bir Kadından Çıkılacak Hayata (Şiir) – Veysel Çolak Sayfa:28
Türkçenin Uçbeyi: Doğan Aksan – Mustafa Şerif Onaran Sayfa:29
Türkçenin gücünü Dil Devrimi’yle sınırlı tutan, Osmanlıca özlemiyle o girişimi yanlış yorumlayan öğrencilere, Doğan Aksan’ın “Türkçenin Bağımsızlık Savaşımı” kitabıyla yanıt verilmeli.
Anlatıcının İşlevleri – Mehmet Rifat Sayfa:32
Anlatıcı, anlatmakta olduğu öyküyü bir an için keserek, ortaya çıkmış metinle ilgili bir yorumda bulunmak istediğinde bu işlev belirir. Sözgelimi, Anlatıcı, okurla özdeşleşebilecek olan Kendisine-Anlatılan-Kişi’nin metni okuma biçimine yön vermek isteyebilir ya da metnin düzenlenişi, eklemlenişi, zamansal kurgulanışı hakkında bilgi verme gereği duyabilir. Demek ki, yönlendirme işlevinde, Anlatıcının bir üstanlatısal söylem kullandığı görülür.
Ölümünün Onuncu Yılında Zeyyat Selimoğlu – Melike Belkıs Aydın Sayfa:36
Doğan Hızlan da, Selimoğlu’nun gemi adamları için akşam dönecekleri bir evleri olmadığından başka bir içe kapanmaya tutulduklarından söz ediyor. Her içe kapanma kendi olağanını yeniden tanımlatır. Eve dönüşle yola çıkışın birbirine her gün yinelenen bir tekdüzelik içinde bağlanmadığı uzak deniz seferlerinde zaman akrep ve yelkovanlı saatlerle değil kömür, tuz, çimento dolu aylarla ölçülür. Saatler eriyen peynirlere değil nemlenen tuzluklara ya da ellere bulaşan kömür lekesine, gözlere dolan çimento tozlarına dönüşür.
Meymenet Sokağına Vardım (Şiir) – Ahmet Çakmak Sayfa:38
Yeni Bir Edebiyat Türü: E-Posta – A. Mümtaz İdil Sayfa:39
Orwell’in 1984 romanında anlattığı “Big Brother”dan fersah fersah ilerideyiz şu anda. Zamanında bilimkurgu diye nitelendirilebilecek bu romanın bile şimdi geri kalmış olduğu söylenebilir.
Sandal (Şiir) – Oya Uysal Sayfa:40
‘Yoğunluk’ ve ‘Yıkım’ın Eşiğinde Bir Mitos: Odysseus ve ‘Pazar’ – Aydın Afacan Sayfa:41
Ahmet Oktay’ın Odysseus’u bazı açılardan “sessizliğini” koruyor hâlâ. İster Orpheus gibi “ardına bakmanın iniltisi”ni içinde taşısın isterse kendi serüveninde “geride kalanlar”a ilişkin bir şeyler... İşte şair ile “kahraman”ın buluştuğu yer, bu belli belirsiz konumdur; belki okuru da bir şeylerin “ardına bakmaya” çağırmak ve başka yolculuklara açılmak için...
Avrupa’nın Rahmine Girmek I – Hasan Bülent Kahraman Sayfa:45
Yunanlar dünyaya şunu öğrettiler: insan trajik bir varlıktır. Daima karar vermek zorundadır ve bu çok zor bir şeydir. Yunanların insanı mutsuzdu. Aristofenos güldürü falan ama Antik Yunan’da mutluluk üstüne yazılmış, yapılmış tek şey yoktur. Her şey onur, ciddiyet, trajik içinde biçimlenir. 500 yıl sonra bu trajik gerilimin adı kader oldu.
Eşlik Eden – Feridun Andaç Sayfa:49
“Bir Yazarın Günlüğü”, Dostoyevski’yi daha iyi anlatmaktadır. Orada “nasıl Dostoyevski olunur”u okuyoruz aslında. Nin de öyle, Woolf da… Bunlara bakınca, bizdeki yazar/sanatçı günlüklerinin sığ, yapay bir dille yazıldığını düşünüyorum.
Aşkın Tarihöncesi (Şiir) – Mustafa Altay Sönmez Sayfa:52
Düşünce Temrinleri II – Sabit Kemal Bayıldıran Sayfa:53
Mehmet Öztek, bir gün Ercüment Behzat’ın şiirlerini aradığını söylemişti bana. Ben de “Bulamazsan benim kitaplığımdan ödünç veririm,” demiştim. Ercümend Behzat’ın şiirleri pek beğenmediğimi söylediğimde “Cahit Sıtkı gibi bir şair olmaktansa, Ercüment Behzat gibi bir şair olmayı tercih ederim,” demişti. Bu cümle gelenekselle bağ kuran, lirizmi önemseyen, metinlerarasılığı öne çıkaran bir dergi olarak başlayan Heves’in varacağı noktanın işareti olmuştur bence.
Taze Sabah (Şiir) – Fırat Demir Sayfa:56
Günler Geçer... – Haydar Ergülen Sayfa:57
Asıl can yakıcı olansa, Orhan Pamuk’un ‘Bir kitap okudum, hayatım değişti’ cümlesinin tersi bir durumu yaşıyor olmam. “Bir kahvaltıya gittim, nedereyse mahalleden kovulacağıım!’ Mahalle Cihangir, orayı kastetmiyorum elbette, içinde bir parça orası da var ama, asıl olarak ‘bizim mahalle’den bahsediyorum, hani sol, sosyalist, ilerici, laik, özgürlükçü mahalleden.
Times New Roman Karakterinde Ölüm (Şiir) – Can Sinanoğlu Sayfa:60
Dergiler... Dergiler... “Toz ve Töz Yuvaları” IV – Sina Akyol Sayfa:61
Halkın Dostları; Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe, Özkan Mert, Nihat Behram, Ahmed Arif dışında kimseden şiir yayımlamadı, öyle hatırlıyorum. Tek istisna gencecik Zekai Bostancı’ydı. Müthiş parlak bir şiiri vardı Bostancı’nın. “O da bıraktı şiiri!” diye yazayım ki, bir kez daha yanılayım ve de pek sevineyim bu yanılmam için.
Hoşça Kal (Şiir) – Halim Yazıcı Sayfa:64
Ari Çokona ile Söyleşi – Tozan Alkan Sayfa:65
Türkçe ile Yunanca yüzyıllar boyunca aynı coğrafyada konuşulduklarından birbirlerini karşılıklı olarak etkilediler. Yiyecekler, giyim kuşam, akrabalık ilişkileri gibi gündelik yaşama ilişkin konularda iki dil arasında yoğun kelime alışverişi oldu. Hatta kafa, omuz, iyi, ganimet, yatır gibi bazılarının Yunanca kökenli olduklarını etimoloji uzmanlarından başkası aklından bile geçirmez.
Rimbaud’larla Dörtnala – küçük İskender Sayfa:69
Temmuz ayının ödevine gelince: Attilâ İlhan’ın “Üçüncü Şahsın Şiiri” adlı şiiri hakkında en fazla on cümlelik yorum. Adres göndermeyi unutmayın. En iyi yoruma Gonca Özmen’in kitabı kendisinden isminize imzalı olarak postalanacak. Haziran ayı sonucu ise önümüzdeki sayı.
Barok Amentü (Şiir) – Arda Yılmaz Sayfa:69
Du(y)a (Şiir) – Deniz Korkmaz Sayfa:70
Liza (Şiir) – Recep Özdemir Sayfa:71
“Hişt Hişt, Genç Sait Faik!” – Nalan Barbarosoğlu Sayfa:72
İstanbul’un 11 Dakikası (Öykü) – Zeynep Urş Sayfa:73
Acil Rüzgâr (Öykü) – Bensu Özkulak Sayfa:77
HAZİRAN 2010 - KİTAP EKİ
Selçuk Altun ile Söyleşi GÜLCE BAŞER 1
Elif Şafak ile Söyleşi ÖZGE ERCAN 4
Doğu-Batı Divanı - III HÜSEYİN PEKER 6
Öner Ciravoğlu ile Söyleşi MÜGE KARAHAN 8
Bakışın Kirlettiği Ayna FİGEN ALKAÇ 10
Sevişen Beyin GÜLCE BAŞER 12
Tanrının Öyküsü NURİYE BİLİCİ 14
Yergök TÜLİN TANKUT 15
Zehra İpşiroğlu ile Söyleşi SONGÜL KARADAĞ 16
Okuma Yolculukları ÇİĞDEM ÜLKER 18
Adil İzci ile Söyleşi ZEYNEP CİHAN 20
Şiir Günlüğü GÜLTEKİN EMRE 21
Yeni Yayınlar REYHAN KOÇYİĞİT 23
Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI